Radarlar, günümüzde bırakın uçakları arabaları bile gözetliyor.
Oysa radarın olmadığı devirlerde hava hücumlarına karşı erken ihtar sağlamak epeyce zordu.
Özellikle 1. Dünya Savaşı'nın sonları ve 2. Dünya Savaşı öncesinde kimi ülkeler, gökyüzündeki uçakları şimdi gözle görülmeden tespit edebilmek için farklı bir tekniğe başvurdu.

Uçakları görmeden dinlediler
Radar vazifesi görmesi için dev betonlardan inşa edilen, “akustik ayna”var icat edildi.
Konkav biçimde tasarlanan bu yapılar, uçak motorlarından yayılan ses dalgalarını yansıtarak muhakkak bir noktada toplamaya çalışıyordu.
Beton yapının önünde yahut odak noktasında vazife yapan operatörler, toplanan motor sesini dinleyerek uçağın yaklaşma yönünü belirlemeye çalışıyordu.

Radarın öncüsü
Akustik aynalar bilhassa İngiltere'nin kıyı bölgelerinde hava hücumlarına karşı erken ikaz maksadıyla kullanıldı.
Ancak sistemin değerli dezavantajları bulunuyordu. Rüzgar, etraftaki öteki sesler ve hava şartları tespit sürecini zorlaştırabiliyordu.
Ayrıca ses üzerinden uçakların pozisyonunu belirlemek, daha sonra geliştirilen radar sistemleri kadar hassas değildi.

Radarın temelleri 20. yüzyılın birinci yarısında atıldı. 1920'li ve 1930'lu yıllarda farklı ülkelerde radyo dalgalarının kullanılmasıyla ilgili çalışmalar sürat kazandı.
1930'lu yılların ortalarına gelindiğinde ise uçakların tespitinde kullanılabilecek radar sistemleri geliştirilmeye başlandı.
Radar teknolojisinin gelişmesiyle birlikte bu dev beton yapılar vakitle kullanım dışı kaldı.
Kaynak: {Haber Merkezi}

Yorumlar 0
Yorum Yap
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!