Kripto Para Piyasası

Yükleniyor...
USD/TRY 46,36 ↑ %0,06
EUR/TRY 53,11 ↓ %0,20
GBP/TRY 61,39 ↓ %0,21
BIST 100 14.734,50 ↑ %2,17
Altın (gr) 6.183,71 ↓ %1,16
USD/TRY 46,36 ↑ %0,06
EUR/TRY 53,11 ↓ %0,20
GBP/TRY 61,39 ↓ %0,21
BIST 100 14.734,50 ↑ %2,17
Altın (gr) 6.183,71 ↓ %1,16
USD/TRY 46,36 ↑ %0,06
EUR/TRY 53,11 ↓ %0,20
GBP/TRY 61,39 ↓ %0,21
BIST 100 14.734,50 ↑ %2,17
Altın (gr) 6.183,71 ↓ %1,16
USD/TRY 46,36 ↑ %0,06
EUR/TRY 53,11 ↓ %0,20
GBP/TRY 61,39 ↓ %0,21
BIST 100 14.734,50 ↑ %2,17
Altın (gr) 6.183,71 ↓ %1,16
SON DAKİKA
Gündem

İzmir'in iklim geleceği masaya yatırıldı

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Planlama Ajansı’nın paydaşları arasında yer aldığı Avrupa Birliği destekli “İklime Hazır İzmir: Direnç Stratejisinin Geliştirilmesi (CRIZ-ERS)” projesinin kapanış konferansında, kentin iklim geleceğine ilişkin kapsamlı analizlerin sonuçları paylaşıldı.

İzmir'in iklim geleceği masaya yatırıldı
İzmir'in iklim geleceği masaya yatırıldı

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Planlama Ajansı’nın paydaşları arasında yer aldığı Avrupa Birliği destekli “İklime Hazır İzmir: Direnç Stratejisinin Geliştirilmesi (CRIZ-ERS)” projesinin kapanış konferansında, kentin iklim geleceğine ilişkin kapsamlı analizlerin sonuçları paylaşıldı. Çalışmalarda sıcaklıkların 4 ila 5 derece artabileceği, aşırı yağışların yüzde 40’a kadar yükselebileceği, sıcak hava dalgalarının 90 güne kadar uzayabileceği ve deniz seviyesinin en kötü senaryoda 1,7 metreye kadar yükselebileceği ortaya konuldu.</p>İzQ İnovasyon Merkezi’nde düzenlenen CRIZ-ERS Projesi Kapanış Konferansı’nda iklim değişikliği, afet riskleri, kent dayanıklılığı ve iklim yönetişimi konuları ele alındı. Yaklaşık iki yıldır yürütülen proje kapsamında İzmir’in iklim riskleri il ve ilçe ölçeğinde analiz edilirken, risklere karşı geliştirilecek uyum ve direnç stratejileri de değerlendirildi.</p><strong>Velibeyoğlu: Çözümün merkezinde topluluk var</strong><br/>Konferansın açılışında konuşan İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, iklim krizinin yalnızca teknik yatırımlarla çözülemeyeceğini, toplumsal davranış değişikliğinin ve ortak hareket kültürünün en az altyapı yatırımları kadar önemli olduğunu söyledi. İklim değişikliğinin çok boyutlu bir kriz haline geldiğini belirten Velibeyoğlu, “Uluslararası hedefler önemli ancak yerel çözümler ve yerel iş birlikleri de belirleyici. Sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler, üniversiteler ve özel sektör arasında daha güçlü iş birliği mekanizmalarına ihtiyaç bulunuyor. Küçük ölçekli başarılı projeler çoğu zaman büyüyemiyor ve kalıcı politikalara dönüşemiyor. İzmir’de yürütülen Yurttaş Meclisleri çalışmaları ilk olarak sınırlı ölçekte başladı. Bugün 30 ilçeye yayıldı. Su, gıda, enerji, kültür ve sağlık gibi başlıklar doğrudan yurttaşlarla birlikte ele alınıyor. Yürütülen çalışmalarda ortaya çıkan en önemli kavram ise ‘topluluk’. İklim krizine karşı dayanıklılık ancak güçlü topluluklar ve ortak hareket etme kültürüyle mümkün olacak” dedi. </p><strong>İzmir Avrupa’nın öncü iklim kentleri arasında</strong><br/>İzmir Planlama Ajansı İklim Yönetişimi Uzmanı Berkay Yılmaz ise Avrupa Birliği İklim Nötr ve Akıllı Şehirler Misyonu kapsamında yürütülen çalışmaları anlatarak, “Avrupa Birliği 2030 yılına kadar 112 öncü kent oluşturmayı hedefliyor. İzmir ise 370 kent arasından seçilen şehirlerden biri. Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkeler için ayrılan 12 şehirlik kontenjan içerisinde yer alan İzmir, İstanbul ile birlikte Türkiye’yi temsil ediyor. İzmir tarım, turizm, sanayi ve liman kenti özelliklerini aynı anda taşımasının yanı sıra yüksek yenilenebilir enerji potansiyeli sayesinde öne çıkıyor” diye konuştu.<br/>Avrupa Birliği’nin misyon yaklaşımını yerelleştirmek amacıyla çalışmalar yürüttüklerini de anlatan Yılmaz, hazırlanan kentsel politika notları kapsamında İzmir’in karşı karşıya olduğu 10 temel zorluğun tanımlandığını söyledi. Bu başlıkların “İzmir’in 10 Misyonu” olarak belirlendiğini ifade eden Yılmaz, İzmir Misyon Laboratuvarı (M-Lab) bünyesinde yürütülen tüm çalışmaların bu öncelikler doğrultusunda şekillendirildiğini belirtti.<br/>Yılmaz, İzmir Misyon Eylem ve Uygulama Platformu’nun (EMRAP) kentteki iklim dönüşümünün koordinasyon merkezi olarak görev yapacağını söyleyerek, “Platforma dahil olan kurumlar kendi faaliyet alanlarında iklim hedefleriyle uyumlu yol haritaları hazırlayacak. Bu çalışmalar kurumların stratejik planlarına da entegre edilecek. Avrupa Birliği’nin yeni yaklaşımında yalnızca belediyelere görev verilmiyor. Tüm kent ekosistemi sürece dahil ediliyor” şeklinde konuştu.</p><strong>Üç aşamada yürütüldü</strong><br/>Projenin çıktılarını paylaşan Dr. Çağrı Tükel ise “İklime Hazır İzmir: Direnç Stratejisinin Geliştirilmesi” projesinin üç aşamada tamamlandığını anlattı. İlk aşamada İzmir genelindeki iklim tehlikeleri ve risklerin değerlendirildiğini belirten Tükel, ikinci aşamada çalışmaların Konak ilçesi ölçeğine indirildiğini, üçüncü aşamada ise belirlenen risklere karşı geliştirilebilecek uyum ve adaptasyon eylemlerinin ele alındığını söyledi. İzmir genelinde sıcak hava dalgaları, tarımsal kuraklık, taşkınlar, deniz seviyesindeki yükselme ve orman yangınlarının incelendiğini belirten Tükel, Konak ilçesinde ise sıcak hava dalgaları, taşkınlar ve deniz seviyesindeki yükselmenin öncelikli risk alanları olarak değerlendirildiğini kaydetti.<br/>Çalışmalarda geçmiş yıllara göre çok daha kapsamlı veri setleri kullanıldığını ifade eden Tükel, İzmir genelinde ve Konak ilçesinde detaylı mekânsal risk analizleri gerçekleştirildiğini söyledi. Tükel, elde edilen verilerin gelecekte yapılacak yatırımların ve uyum çalışmalarının önceliklendirilmesine katkı sağlayacağını kaydetti.</p><strong>Sıcaklıklar 5 derece kadar artabilir</strong><br/>İklim tehlikeleri ve ilişkili risklere ilişkin sunum yapan Dr. Çağrı Hasan Karaman ise küresel iklim modelleri kullanılarak İzmir’in gelecekte karşılaşabileceği iklim risklerinin analiz edildiğini söyledi. Karaman, iyimser senaryolarda sıcaklıkların 2 ila 3 derece, kötümser senaryolarda ise 4 ila 5 derece artabileceğini belirterek küresel iklim krizinin etkilerinin artık günlük yaşamda hissedildiğini ifade etti. <br/>Toplam yağış miktarının azalacağını ancak yağışların daha kısa sürede ve daha şiddetli gerçekleşeceğini belirten Karaman, İzmir’in gelecekte daha kurak bir iklime sahip olacağını ancak aşırı yağışların daha sık görüleceğini söyledi. İklim değişikliğinin en önemli etkilerinden birinin de sıcak hava dalgaları olduğunu belirten Karaman, gündüz ve gece sıcaklıklarının birlikte değerlendirildiği analizlerde dikkat çekici sonuçlar elde edildiğini söyledi. İklim modellerine göre gelecekte sıcak hava dalgalarının süresinin 20 ila 60 gün arasında değişebileceğini belirten Karaman, bazı senaryolarda bu sürenin yaklaşık 90 güne kadar çıkabileceğini ifade etti. Uzun süreli sıcak hava dalgalarının özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı bulunan bireyler üzerinde ciddi sağlık riskleri yaratabileceğini de vurguladı. </p><strong>Deniz seviyesi 1,7 metreye kadar yükselebilir</strong><br/>Proje kapsamında deniz seviyesi yükselmesi ve kıyı taşkınlarına ilişkin analizlerin de gerçekleştirildiğini belirten Karaman, İzmir Körfezi’ndeki mareograf istasyonlarından elde edilen yaklaşık 25 yıllık verilerin kullanıldığını söyledi. Yapılan analizlere göre geçmiş veriler dikkate alındığında 100 yıllık tekrarlama periyoduna sahip aşırı bir olayda deniz kabarmasının yaklaşık 70 santimetreye ulaşabileceğini ifade eden Karaman, iklim değişikliğinin etkisiyle buna deniz seviyesi yükselmesinin de ekleneceğini belirtti. İyimser senaryolarda deniz seviyesinin yaklaşık 60 santimetre, kötümser senaryolarda ise yaklaşık 80 santimetre yükselebileceğini kaydeden Karaman, deniz kabarması ve deniz seviyesi yükselmesinin birlikte değerlendirildiği en kötü senaryoda yüzyılın sonuna doğru su seviyesinin yaklaşık 1,7 metreye ulaşabileceğini söyledi.</p><strong>İklim risklerine karşı uyum politikaları tartışıldı</strong><br/>Konferansın ikinci bölümünde ise iklim değişikliğinin farklı boyutları uzmanlar tarafından ele alındı. Doç. Dr. Meltem Şenol Balaban afet risk yönetimi perspektifinden iklim risklerinin analiz edilmesi ve uyum eylemlerini değerlendirirken, Doç. Dr. Selda Tuncer iklim krizinin sosyoekonomik etkilerine dikkat çekti. Dr. Banu Gökmen kültürel miras alanlarının iklim değişikliğinden nasıl etkileneceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, Prof. Dr. Osman Balaban ise İklim Kanunu sonrasında Türkiye’de yerel iklim eylemlerinin öneminin daha da artacağını vurguladı.</p> </p> </p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>

Bu habere tepkini göster

Yorumlar 0

Yorum Yap

Yayınlanmaz
9 + 4 = ?

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!