Kripto Para Piyasası

Yükleniyor...
USD/TRY 47,97 ↑ %0,00
EUR/TRY 56,12 ↑ %0,00
GBP/TRY 65,60 ↑ %0,00
BIST 100 14.514,82 ↑ %0,82
Altın (gr) 7.070,75 ↑ %0,19
USD/TRY 47,97 ↑ %0,00
EUR/TRY 56,12 ↑ %0,00
GBP/TRY 65,60 ↑ %0,00
BIST 100 14.514,82 ↑ %0,82
Altın (gr) 7.070,75 ↑ %0,19
USD/TRY 47,97 ↑ %0,00
EUR/TRY 56,12 ↑ %0,00
GBP/TRY 65,60 ↑ %0,00
BIST 100 14.514,82 ↑ %0,82
Altın (gr) 7.070,75 ↑ %0,19
USD/TRY 47,97 ↑ %0,00
EUR/TRY 56,12 ↑ %0,00
GBP/TRY 65,60 ↑ %0,00
BIST 100 14.514,82 ↑ %0,82
Altın (gr) 7.070,75 ↑ %0,19
SON DAKİKA
Sağlık

Evcil hayvanlar çocukların yalnızlık duygusunu azaltıyor!

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Cumali Aydın, evcil hayvanlarla birlikte büyümenin çocukların psikolojik ve psikososyal gelişimine etkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Evcil hayvanlar çocukların yalnızlık duygusunu azaltıyor!
Evcil hayvanlar çocukların yalnızlık duygusunu azaltıyor!

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Cumali Aydın, evcil hayvanlarla birlikte büyümenin çocukların psikolojik ve psikososyal gelişimine etkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p><strong>Çocuğun dünyasına koşulsuz sevgi ve yargısız dostluk giriyor</strong></p>Evcil hayvanla büyümenin çocuk açısından yalnızca eğlenceli bir deneyim olmadığını, güçlü bir duygusal bağ kurma fırsatı sunduğunu belirten Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Evcil hayvanla büyümek, çocuğun dünyasına koşulsuz sevgi ve yargısız bir dostluk kavramını somut olarak sokar. Bu ilişki, özellikle okul öncesi dönemde çocuğun güvenli bağlanma duygusunu pekiştirir; çocuk, kendisini olduğu gibi kabul eden bir canlıyla kurduğu bağ sayesinde daha yüksek bir öz saygı geliştirir. Amerikan Psikoloji Derneği’nin (APA) yayımladığı bir çalışmada, evcil hayvanı olan çocukların, olmayan akranlarına kıyasla daha yüksek benlik saygısı ve daha düşük yalnızlık seviyeleri bildirdiği gösterilmiştir. Bu bağ, çocuğun zihninde ‘Ben sevilmeye değerim ve sevebilirim’ temel inancını yeşertir; bu da tıpkı bir ağacın kökleri gibi, ileriki yaşlarda kuracağı tüm sağlıklı ilişkilerin temelini oluşturur.” dedi.</p><strong>Benim davranışım başka bir canlının hayatını etkiliyor</strong></p>Evcil hayvan bakımına katılmanın çocuklara sorumluluk kazandırabileceğini söyleyen Cumali Aydın, “Kafesteki kuşun suyunu tazelemek ya da köpeğin su kabını doldurmak gibi basit görevler, çocuğa erken yaşta ‘Benim eylemlerimin başka bir canlının hayatında bir karşılığı var’ fikrini aşılar ve bu, sorumluluk bilincinin özüdür. Ancak burada altın kural, sorumluluğun çocuğun bilişsel ve motor gelişimine uygun olmasıdır. İki yaşındaki bir çocuk, sizin gözetiminizde mama kabını yerine koyabilirken, beş yaşındaki bir çocuk köpeğin tüylerini taramanıza yardım edebilir. Bir araştırma, evcil hayvan bakımına aktif olarak katılan çocukların, özellikle 3-6 yaş aralığından itibaren, sosyal sorumluluk alma ve başkalarının ihtiyaçlarını fark etme konusunda daha duyarlı olduklarını ortaya koymuştur. Yeter ki bu görevler, ceza gibi değil, keyifli bir oyunun parçası gibi sunulsun.” diye konuştu.</p><strong>İçe kapanık çocuk için “sessiz bir sosyal köprü” olabilir</strong></p>Evcil hayvanların yalnızlık yaşayan veya içe kapanık çocuklar açısından farklı bir anlam taşıyabileceğine dikkat çeken Cumali Aydın, “İçe kapanık bir çocuk için evcil bir dost, hiçbir sözcüğe ihtiyaç duymadan orada olan, onu konuşmaya ya da performans göstermeye zorlamayan bir sosyal köprü işlevi görür. Bir balığın akvaryumda sessizce süzülmesi bile regüle edici olabilirken, bir kediyle kurulan sessiz uyum, çocuğun kabul gördüğüne dair en saf kanıtıdır. Dahası, evcil hayvanlar çocuğun akranları tarafından sosyal bir mıknatıs gibi algılanmasını sağlar; parkta bir tavşanı gezdiren çocuk, diğerlerinin doğal ve stressiz bir şekilde sohbet başlatmasına olanak tanır. Bu durum, yalnızlık hissini kıran ve çocuğu pasif bir rolden çıkarıp sosyal etkileşimin merkezine yerleştiren güçlü bir katalizördür.” şeklinde konuştu.</p><strong>Hayvanla temas çocuğun sakinleşmesine yardımcı olabiliyor</strong></p>Evcil hayvanlarla kurulan ilişkinin duygu düzenleme becerileri açısından da önemli olabileceğini dile getiren Cumali Aydın, şöyle devam etti:</p>“Öfkelendiğinde ya da üzüldüğünde köpeğine sarılan bir çocuğun kalp atışları yavaşlar, bedenindeki stres hormonu kortizol seviyesi düşer; bu, biyolojik bir sakinleşme tepkisidir. Evcil hayvanlar, çocuklar için âdeta canlı, nefes alan birer stres topu gibidir; yargılamadan, nasihat vermeden sadece fiziksel yakınlık sunarak duygusal fırtınaların dinmesine yardımcı olurlar. Bir çalışma, evcil hayvan sahibi çocukların duygu düzenleme stratejilerini daha etkin kullandığını ve stresli durumlarla başa çıkmada akranlarına göre belirgin bir avantaja sahip olduklarını göstermiştir. Bir kediye sarılmak ya da bir köpeği okşamak, çocuğa somut bir ‘an’da kalma’ egzersizi yaşatır ve olumsuz duygularının rehin almaması gerektiğini bedensel olarak öğretir.”</p><strong>Otizmli çocuklarda hayvanlarla iletişim farklı bir kanal açabiliyor</strong></p>Hayvan destekli etkileşimlerin özel gereksinimli çocuklarda ve otizm spektrum bozukluğunda da ele alınan uygulamalar arasında bulunduğunu belirten Cumali Aydın, “Otizm spektrumunda sıklıkla gördüğümüz, sosyal ipuçlarını okuma zorluğu, hayvanlar söz konusu olduğunda farklı bir kanaldan aşılabilir. Bir köpeğin beden dili, insanlarınki kadar karmaşık ve soyut değildir; daha nettir ve bu öngörülebilirlik, otizmli bir çocuk için devasa bir güven duygusu yaratır. Bu etkileşimler, çocuğun göz teması kurma, sıra alma ve sözlü iletişim başlatma gibi sosyal becerilerini, üzerinde bir baskı hissetmeden, doğal bir motivasyonla pratik etmesini sağlar. Yapılan araştırmalar, otizmli çocukların özel olarak eğitilmiş hizmet köpekleriyle birlikteyken kortizol seviyelerinin düştüğünü ve sosyal etkileşim davranışlarında anlamlı bir artış olduğunu kanıtlamıştır. Burada hayvan, terapötik bir ayna değil, güvenli bir duygusal destek sistemidir.” dedi.</p><strong>Her çocuk evcil hayvan sahibi olmaya hazır değildir</strong></p>Evcil hayvanların çocuk gelişimine katkılarından söz edilirken her çocuğun ve her ailenin evcil hayvan sahibi olmaya hazır olduğunun düşünülmemesi gerektiğini vurgulayan Cumali Aydın, şöyle devam etti:</p>“Her çocuk hazır değildir ve bu, çocuğun suçu değildir. Hazır bulunuşluk, takvim yaşından ziyade çocuğun mizacına ve dürtü kontrolüne bağlıdır. Eğer bir çocuk öfkelendiğinde hâlâ oyuncaklarına vurarak tepki veriyorsa, bir canlıyı incitmemeyi içselleştirmemiş olabilir. Aileler önce çocuğun değil, kendi motivasyonlarını sorgulamalıdır: ‘Biz mi istiyoruz, yoksa çocuğumuz mu?’ ve en önemlisi ‘Bu canlının ömür boyu sorumluluğuna, maddi-manevi yüküne biz hazır mıyız?’ sorusu dürüstçe yanıtlanmalıdır. Unutmayın, evcil hayvan çocuğa sorumluluk öğretmek için alınan bir ders materyali değil, ailenin yeni bir ferdidir. Eğer ebeveyn, asıl bakımı üstlenmeye gönüllü değilse, o hayvanı eve almamak en doğrusudur.”</p><strong>Ekranın karşısına gerçek temas ve gerçek ilişkiyi koyuyor</strong></p>Çocukların ekran başında geçirdiği sürenin arttığı günümüzde evcil hayvanlarla geçirilen zamanın ayrı bir önem kazandığını ifade eden Cumali Aydın, “Dijital dünyanın pikselli doyumu, bir köpeğin tüylerini okşarken hissedilen sıcaklığın ve karşılıklı duygusal alışverişin yerini asla tutamaz. Evcil hayvanla geçirilen zaman, çocuğu ekranın pasif tüketim döngüsünden çıkarıp, fiziksel ve duygusal olarak aktif olduğu bir gerçeklik düzlemine taşır. Parkta bir köpekle oynamak, çocuğun hem kaba motor becerilerini geliştirir hem de ekran bağımlılığının getirdiği hareketsiz yaşamın panzehiri olur. Daha da önemlisi, bir kedinin yüzünü ekrana dönüp onunla iletişim kuramazsınız; bu karşılıklı etkileşim zorunluluğu, çocuğa empati, sözsüz iletişimi okuma ve anlık geri bildirim verme gibi ekranın körelttiği becerileri yeniden kazandırır. Doğanın ve dostluğun en saf haliyle kurulan bu temas, sanal dünyanın yarattığı ‘anlık tatmin’ yanılsamasına karşı en güçlü doğal panzehirdir.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p> </p> </p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>

Bu habere tepkini göster

Yorumlar 0

Yorum Yap

Yayınlanmaz
4 + 3 = ?

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!