Yaklaşık yüz yıl evvel Amerika'daki Olympic Ulusal Parkı'nda rekreasyonel balıkçılığı canlandırmak için akılalmaz bir adım atıldı.
Doğal yapısında hiç balık barındırmayan yüksek rakımlı göllere, 1930'lardan itibaren 1,6 milyondan fazla balık taşındı.
Kimi at sırtında kovalarla götürüldü, kimi uçaklardan gökyüzüne bırakıldı. Hatta birtakım göller tam 18 defa balıklandırıldı.
İnsan eliyle yapılan bu müdahale, vakitle bölgenin yerli canlıları için tam manasıyla bir kabusa dönüştü.

Yerli canlılar yeni avcılarla baş edemedi
Hiç balık bulunmayan bu izole sularda evrimleşen semender ve kurbağa üzere yerli amfibi cinsleri, aniden yabancı avcılarla yüz yüze geldi.
Araştırmacıların 117 uzak dağ gölünde çevresel DNA (eDNA) teknolojisiyle yürüttüğü kapsamlı çalışma, felaketin boyutunu gözler önüne serdi.
Su örneklerinden yapılan tahlillerde, incelenen göllerin yarısına yakınında sonradan getirilen bu balıkların izine rastlandı.
Arayı iklim değişikliği de tetikliyor
Balıkların basmasıyla birlikte uzun parmaklı semenderler ve pürüzlü derili su semenderleri süratle yok olmaya başladı. Birtakım dirençli kurbağalar balıklardan kaçabilmek için göllerin etrafındaki küçük ve süreksiz göletlere sığınarak hayatta kalmayı başarsa da, şimdi daha büyük bir tehdit kapıda: İklim değişikliği.
Kuruyan süreksiz su birikintileri ve azalan kar örtüsü yüzünden amfibilerin sığınacak tek bir inançlı noktası bile kalmıyor.
Geçmişte "balık tutulsun" diye alınan o kararın faturası, bugün tüm ekosistemi yok oluşun eşiğine sürüklüyor.
Kaynak: {Haber Merkezi}

Yorumlar 0
Yorum Yap
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!